KEDİLER HAKKINDA

GENEL SAĞLIK BİLGİLERİ

- Vücut Sıcaklığı : 38.1 - 39.2 °C
- Östrus Süresi : 3 - 6 gün
- Gebelik Süresi : 58 - 65
- Cinsel Olgunluk : 10 -15 ay (ortalama)
- Yaşam Süresi : 12 - 16 yıl (ortalama)

KEDİ HASTALIKLARI

FELINE LEUKEMIA VIRUS (FeLV) KEDİ LÖSEMİ HASTALIĞI

Feline leukemia virus bir retrovirustur.Feline Leukemia Virus ve Human Immunodeficiency Virus (HIV, AIDS virus ) ile aynı familyadandır.Retroviruslar tür spesifiktir.Yani FeLV virusu sadece kedilerde hastalık yapar , köpek gibifarklı hayvan türlerinde ve insanlarda hastalık görülmemektir.FeLV virusun şu ana kadar 3 türü saptanmıştır.FeLV - A , FeLV-B ve FeLV-C olarak adlandırılan bu üç tip kedide hastalık yapmaktadır. Bağışıklık sistemine direkt etkisi bulunan virus hastanın vücut direnci iyi değilse ölümcül olabilmektedir. Bununla beraber bazı kediler virusa karşı bağışıklık geliştirerek taşıyıcı rol oynamaktadırlar.

BULAŞMA

Kediler arasında bulaşma kolaydır. Salya , gözyaşı gibi vücut sıvılarında bulunan virus bir arada yaşayan kediler arasında , birbirlerini yalarken , aynı mama ve tuvalet kabını kullanırken , kavga esnasında ısırık yaralarıyla da bulaşabilmektedir.Ayrıca kan nakli ile de bulaşma söz konusudur.

Virusun bulaştığı her kedide enfeksiyon görülmeyebilir.Virusa maruz kalan kedide oluşabilecek muhtemel senaryolar;

  • Kedilerin yaklaşık %30'u enfeksiyona karşı koyar ve virusu yener.Bu kediler bir süre içinde FeLV'e karşı bağışıklık kazanabilir.
  • Kedilerin yaklaşık %30'u taşıyıcı rol oynamaktadır.Salyayla hastalığı şaçar.
  • Kedi enfekte olur.Vücut direncine bağlı olarak bir süre içinde hayatını kaybeder.

BELİRTİLER

Lenf yumrularında şişlikler , iç organ ve lenf bezlerinde tümörler , sindirim sistemi tümörleri , bağırsaklarda tıkanıklıklar , zayıflama , iştahsızlık , halsizlik , değişken vücut ısısı , üremi , anemi , mukozalarda solgunluk,bağışıklık sistemini baskılayan virusun etkisiyle her türlü enfeksiyona yakalanma ve iyileşememe , sindirim sistemindeki dejeneratif bozukluklara bağlı kanlı kronik ishal ve son aşamada da sinirsel bozukluklar görülmektedir.

TEŞHİS

Hastalığın kesin teşhisi kan örneklerinden ELISA testi yapılarak konulmaktadır.

TEDAVİ VE KORUNMA

Hastalığın kesin bir tedavisi olmamakla birlikte hasta hayvanlara yaşamsal fonksiyonlarını devam ettirmek , bağışıklık sistemlerini güçlendirmek ve ikincil enfeksiyonlara karşı korumak amacıyla destek tedavi uygulanır.FeLV pozitif kedilerin uygun bakım , beslenme ve stresten uzak bir bakımla yaşam süreleri uzamaktadır.

Sağlıklı kedilerimizi ise uygun aşılama programıyla hastalıktan uzak tutabilmektesiniz.Yavru kedilerde 9- 10 haftalık olduklarında ilk aşılama yapılabilir.İlk aşılamadan 3-4 hafta sonra ikinci doz aşılama yapılır.Sonraki tekrarları ise senede bir kez yapılarak etkili bağışıklık sağlanabilmektedir.

KEDİ VİRAL ÜST YOLU ENFEKSİYONU (KEDİ GRİBİ)

Özellikle yavru kediler için önemli olan üst solunum yolu hastalıklarının çoğu Herpervirus ve Calicivirus tarafından bir kısmı da Chlamydia , Pasteurella ve Mycoplasmalar tarfından meydana getirilmektedir.Hastalığa sebep olan bu viruslar türe spesifiktir insana yada bir başka cins hayvana (köpek, kuş ? )bulaşmamaktadır.

BULAŞMA

Enfekte kedi göz , burun sıvıları aracılığıyla hastalığı diğer kedilere bulaştırmaktadır. Hapşırma , öksürme , soluma yoluyla virus ortama bırakılır. Hasta kedilerin temas ettiği eşyalar , mama kapları , tuvalet kapları ,taşıma kapları ve insan eli bulaşma yolları arasında yer almaktadır. Virus uygun ortamda bir hafta canlılığını koruyabilmektedir.

Hastalığa yakalanmış ve geçirmiş kediler gizli taşıyıcıdırlar. Herhengi bir belirti göstermeden hastalığı yayarlar.Ayrıca vücut dirençleri düşer düşmez hastalık tekrar nüksedebilmektedir.Hamile kedilerde hamilelik ve doğum yoğun stres kaynağı olduğunda dolayı yeni doğan yavrulara daha yoğun virus salınımına bağlı bulaşma şekillenebilmektedir.

BELİRTİLER

Hapşırma , burun akıntısı , göz akıntısı , öksürük , ağız ve burun mukozasında yaralar , hırıltılı solunum , ateş , ses değişikliği en sık görülen belirtilerdir. Bunlarla beraber yoğun burun akıntısına bağlı burunda tıkanıklık nefes almada güçlük , yoğun göz akıntısına bağlı göz kapaklarında çapaklanmayla beraber kapanma gözlenir.Özellikle kapanan göz kapaklarıyla birlikte akıntı gözde şişlik meydana getirir ve uzun süre bu şekilde kalan gözün üst tabakasında ülserler meydana gelebilmektedir.Tüm bu belirtilerin eşliğinde kapanan burun , ağız ve dildeki yaralar yüzünden kedi yeterli beslenemez daha da güçsüz düşer.

TEDAVİ

Hastalık viral kaynaklı olduğu için net bir tedavisi olmamakla birlikte , hastaya yapılacak olan yoğun antibiyotik tedavisi , vitamin takviyesi yapılmaktadır.Bu sistemik tedavinin yanı sıra göz için pansuman ve antibiyotikli damla,ağızdaki yaralar için ağız antiseptiği,burun tıkanıklığı için burun içi solüsyonlar ve damlalar uygulanarak hastanın iyileşmesi sağlanır.Yemek yememe durumlarında hastaya damar yolu ile sıvı ve mineral takviyesi yapılmalıdır.Tedavi süresince hasta sıcak ve sessiz ortamda dinlendirilmelidir.

KORUNMA

Sağlılklı kedilerde aşılama ile bu hastalıktan korunma sağlanabilmektedir.Kedilerde uygulanan karma aşı bu hastalığa karşı koruma sağlamaktadır.Yavru kedilerde 9-10 haftalıkken aşılama yapılabilmektedir.İlk aşılamadan 3-4 hafta sonra 2.doz uygulanır.Sonrasında senelik tekrarlarla korunma sağlanır.

FİP(FELİNE ENFEKSİYOZ PERİNOTİS)

Kedilerde corona virusların oluşturduğu kompleks seyir izleyen viral bir infeksiyondur.Hastalığın kuluçka süresi 2-6 hafta arasındadır.

BULAŞMA

Kedilerin gaitası ile (oral-fekal) ya da ağzıyla (oral-oral) temas sonucu bulaşır.Kedinin yaşadığı ortamdaki stres,ortamın yeterince temiz olmaması ve doğal olmayan yemek ve yaşam tarzı kedilerin bu hastalığı kapmalarında etkendir.

BELİRTİLER

Hastalığın "ıslak" ve "kuru" olmak üzere iki formu vardır.Islak formunda ;kronik kilo kaybı,depresyon,dalgalı ateş,karın veya göğüs boşluğunda sıvıyla beraber abdominal genişleme mevcuttur.Kuru formunda;kompleks bir klinik tablo ve sıvının yokluğu tanıyı zorlaştırır.Bu formda lezyonun yerleştiği bölgeye göre en sık karın boşluğu,karaciğer,mezenterial lenf yumrusu,dalak ve merkezi sinir sisteminde rastlanır.

TEŞHİS

Hastalık semptomlarının yanı sıra FIP teşhisini desteklemek amacıyla bir dizi test yapılması gerekir.Bu amaçla elisa yöntemiyle çalışan spesifik FIP test kiti kullanlılr.Kesin olmamakla beraber bu testle hastalık teşhis edilir.Çünkü ve ne yazık ki kesin teşhis otopsi ile mümkündür.

TEDAVİ

FIP olgularında spesifik tedavi yoktur.Ancak hastalığa yakalanan kedilerin ömürlerini uzatabilmek,hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilmek ve hastalığın yarattığı yıkımın kediye verdiği rahatsızlığı azaltabilmek için birtakım ilaçlar kullanılır.Bu amaçla bağışıklık sistemi güçlendirici ajanlar ve sekonder enfeksiyonlara karşı antibiyotik kullanılır.

KORUNMA

Stres; kedinizin stres düzeyini azaltmalısınız.Evde onu strese sokan faktörleri gözden geçirin.Kedilerin stres düzeyinin azaltılmasında masaj,tüy tarama,oyun,egzersiz ve dinlendirici müzik oldukça faydalı desteklerdir.

Beslenme; kedinizi zengin içerikli,protein kaynağı kaliteli mamalarla beslenmelidir.

Temizlik; kedinin yaşadığı ortamlar,yemek kapları ve özellikle kedi kum havuzu yeterince temiz olmalıdır.

FUS (FELINE UROLOGIC SENDROM)

Alt üriner sistem hastalıkları öncelikle yaşlı ve kısırlaştırılmış erkek kedileri yakından ilgilendiren önemli bir konudur. Hastalığın en önemli özelliği üretral tıkanmanın oluşmasıdır.

BELİRTİLER

Normal erişkin kediler günde 2 - 3 kez açık renkli , kokusu keskin , kıvamı su gibi ve kuvvetli idrar yaparken , hasta kediler kendini zorlayarak azar azar ,ağrılı ve kanlı idrar yaparlar. Sıkça genital bölgelerini yalarlar ve kuytu yerlere saklanırlar.Kedinin genel durumu bozulur ve iştahı kaybolur.Hastalığın seyri ve şiddeti tıkanıklığın düzeyine ve enfeksiyonun varlığına göre azalır veya artar.

TEDAVİ VE KORUMA

Gerekli kan ve idrar analizleri yapıldıktan sonra veteriner hekiminiz en uygun tedavi protokolünü uygulayacaktır.Sık tekrarlayan ve tedavi edilemeyen olgularda operatif yaklaşım zorunludur.

Beslenme biçimi , ürolitlerin (idrar taşı) oluşumuna elverişli veya önleyici ortam oluşturması bakımından ciddi önem taşımaktadır.Besin maddeleriyle alınan minerallerin idrar kristallerine ve taşlarına dönüşmesini önlemek için mutlaka dengeli bir beslenme gereklidir.Ürolitlerin idrar kesesinden ve kanalından uzaklaştırılması , idrarın asidik olmalarıyla sağlanmaktadır.Bu amaçla Mg ve P miktarı az olan mamalar tercih edilmelidir.Eğer bu kontrol altına alınamazsa idrar alkaliye dönüşecek ve idrar kesesindeki hücre artıkları ve kristallerin çökelmesiyle ürolit oluşmaya başlayacaktır.Böyle bir durumdamutlaka veteriner hekime danışılarak uygun mama tercih edilmelidir.

Beslenme dışında kastrasyon (kısırlaştırma) yapılan kedilerin egzersiz yapmaması , aşırı ve dengesiz beslenmesi , tuvalet kabının kirli olması , stres , idrarını uzun süre yapamamasına neden olmaktadır.

KEDİLERDE CİNSEL OLGUNLUK YAŞI

Dişi ve erkek yavru kedilerin cinsel olgunluğa ulaşma yaşları farklıdır.

Dişi kedi ortalama 10 -12 ay
Erkek kedi ortalama 9 - 10 ay

Cinsel olgunluk yaşı üzerine cinsiyet dışında kilo , beslenme , ırk , mevsimler etki edebilmektedirler.Ortalama cinsel olgunluk yaşları 2 - 6 ay kadar değişebilmektedir.

Kedilerin cinsel olgunluğa eriştiği davranışlarından belli olmaktadır.Dişi kedi her zamankinden farklı miyavlar , mırlar , kendini yerde yuvarlar , sürekli bir yerlere sürtünmeye çalışır.Sevip okşadığınız zaman poposunu havaya kaldırır.İdrar yapmada sıklık görülür.Bazen tuvaleti dışında yerlere idrar yapar. İştahları normalden farklılaşır , kiminde azalırken kiminde artış gözlenir.Dişi kediler bu cinsel aktivasyon dönemine sonbahar ve ilkbahar döneminde güneş ışığına ( mevsime ) bağlı olarak girerler Bu hareketler 4 - 7 günlük periyotlarla 5 - 10 gün aralarla sezon boyu devam. Her sezonda birden fazla periyot yaşarlar.Genellikle 1 - 3 yaş arası kedilerin bazılarının aralıksız zincir periyot yaşadıkları görülmektedir.

Erkek kedilerin cinsel olgunluğa eriştiğini de yine hareketlerinden anlayabilirsiniz.Erkek kedi evin muhtelif yerlerinde ayakta ve kuyruğunu kaldırarak idrar bırakmasıyla ve gırtlaktan gelen uzun , değişik miyavlamasıyla kendini belli eder.Bu sayede kendi bölgesini belirler ve dişi kedileri varlığından haberdar eder.Bıraktığı idrar normal bir idrar kokusuna sahip değildir. Daha keskin , kolay kolay temizlenmeyen bir kokusu vardır. Erkek kediler dişi kediler gibi belli bir periyoda bağlı cinsel aktivasyon göstermezler.Yılın her dönemi hazırlardır.Cinsel istek gösteren bir dişi kedi ile birlikte olmaları yeterlidir.

ÇİFTLEŞME

Kedilerden yavru almak isteniliyorsa en uygun yaş erkek kedi için 18 ay dişi kedi için 18 - 24 ay en erken çiftleşme yaşıdır. Yaşın artmasına bağlı yavru sayısı ve sağlığında düşüş meydana geldiğinden yaşlı kedilerden yavru alınması tavsiye edilmemektedir.

Dişi kediler mevsime ve coğrafi duruma göre değişmekle beraber genellikle yılın OCAK - EYLÜL arası aylarında kızgınlık dönemi denilen östrus siklusunu gösterirler.Bu dönemde erkek kedi ile bir arada bulunan dişi kedi birleşmeye izin verir.Kedilerde superfekondasyon vardır.Yani dişi kedi birden fazla erkek kedi ile çiftleşir ve aynı batında farklı babalara ait bebekler olabilir.

GEBELİK

Dişi kedilerde gebelik süresi ortalama 58 - 65 gündür.

Gebeliğin saptanması için abdominal palpasyon , ultrasonografi başlıca kullanılan yöntemlerdir.Bunun dışında radyografi veya laparoskopiyle de yapılabilir.

Kedilerde abdominal palpasyon ( elle muayene ) ile gebelik tanısında hamileliğin ileri döneminde olması , idrar kesesi ve bağırsakların boş olması tercih edilir.Yağlı şişman hayvanlarda , idrar kesesi ve bağırsakları dolu olan kedilerde teşhis zorlaşmaktadır.

Ultrason ile gebelik tanısı hamileliğin 25. gününden sonra uygulanırsa sağlıklı bir sonuç elde edilir.Ultrason gebelikte,görüntülü olması ile kesin bir tanı tekniğidir.

DOĞUM

Hamileliğin son dönemlerinde doğumun yaklaşması ile beraber dişi kedi yavrularını doğurup beslemek için sessiz sakin bir ortam arar.Gebeliğin son dönemimde aktivite düşer , iştah azalabilir hatta kaybolabilir.Kedi huzursuzdur sık sık yer değiştirir.Doğum kanalından yavruların geçişini kolaylaştırması ve doğuma yardımcı olması için vaginadan mukuslu sıvı geldiği gözlenir.Kasılmalar ile birlikte anne kedinin solunumunda artış ve karnında ciddi kasılmalar gözlenir.Yavrular birer birer doğmaya başlar. İki yavru doğumu arasında geçen süre 5 dakika ile 1 saat arasında değişmektedir. Yavru içi sıvı dolu kese ile doğar anne kedi , yavru doğduğunda bu zarı parçalar ve yavruyu temizlemeye başlar.Temizleme sırasında yaptığı yalama ile yavrunun solunumu ve kan dolaşımı destekler vücut ısısını ayarlar.Doğum süresi uzadığında ve kedinin genel durumu bozulduğunda mutlaka derhal bir veteriner hekim müdahalesi gerekir.

Hamile bir kedinin doğuracağı ortalama yavru sayısı 4 - 6 arasında değişmektedir.Yavru sayısı arttıkça yavruların büyüklükleri azalırken aralarında ağırlık farkı da olur.Yavrular ilk doğduklarında gözleri kapalı doğarlar.Koku ve tat alma duyuları gelişmiştir.Anne doğum sonrasındaki ilk 48 saat yavruların yanından hiç ayrılmaz,onları 2-3 saatte bir besler ve sıcak tutar.Sonraki dönemde de sadece tuvalet ve yemek ihtiyacı için uzaklaşır.Yavrular 3 haftalık yaşa geldiğinde kendi kendilerine idrar ve dışkı yapabilirler.4 hafta ve sonrasında ise süt yanında mama ile beslenmeleri desteklenmelidir.